Truman Doktrini 1947: Sovyet Baskısı Türkiye'yi Batı İttifakına Nasıl Taşıdı? Soğuk Savaş'ın İlk Hamlesi
ABD Başkanı Harry Truman, 12 Mart 1947'de Kongre'de yaptığı konuşmada Yunanistan ve Türkiye'ye toplam 400 milyon dolarlık yardım yapılmasını istedi. Sovyet yayılmacılığını 'çevreleme' politikasının ilk somut adımı olan Truman Doktrini, Türkiye'nin Batı ittifakına katılım sürecinin de başlangıcı oldu.
Boğazlarda üs talebi, Kars-Ardahan iddiaları ve ABD'nin 400 milyon dolarlık yardım paketi. Türkiye'nin Batı yönelimi burada başladı.
İkinci Dünya Savaşı'nın bitmesiyle birlikte Türkiye yeni bir tehditle karşılaştı. Sovyetler Birliği, Mart 1945'te 1925 tarihli Türk-Sovyet Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması'nı yenilemeyeceğini açıkladı. Ardından Boğazlarda ortak savunma ve üs hakkı ile Kars ve Ardahan üzerinde hak iddia etti.
Kronoloji
- Mar 1945 Sovyetler Birliği, saldırmazlık antlaşmasını feshetti.
- Haz 1945 Sovyet Dışişleri Bakanı Molotov, Boğazlarda üs ve doğu sınırında değişiklik talep etti.
- Nis 1946 ABD'nin Missouri zırhlısı, Washington'da ölen Türk büyükelçisi Münir Ertegün'ün naaşını İstanbul'a getirdi; ziyaret ABD'nin Türkiye'ye desteğinin sembolü olarak yorumlandı.
- Ağu 1946 Sovyetler, Boğazlar konusunda yeni bir nota verdi; Türkiye ABD ve İngiltere'nin desteğiyle talepleri reddetti.
- Şub 1947 İngiltere, Yunanistan ve Türkiye'ye ekonomik ve askerî desteği sürdüremeyeceğini ABD'ye bildirdi.
- 12 Mar 1947 Truman Doktrini ilan edildi.
Yardımın içeriği
Kongre'nin onayladığı 400 milyon dolarlık paketin 300 milyon doları iç savaş yaşayan Yunanistan'a, 100 milyon doları Türkiye'ye ayrıldı. Türkiye'ye yapılan yardım büyük ölçüde askerî modernizasyona yönelikti: silah, teçhizat, eğitim ve altyapı. Bunu 1948'de Marshall Planı kapsamındaki ekonomik yardımlar izledi.
Olumlu sonuçlar
- Sovyet taleplerine karşı güçlü bir güvenlik desteği.
- Ordunun modernizasyonu ve yeni altyapı yatırımları.
- NATO üyeliğinin önünü açan bir süreç.
Tartışılan yönler
- Türkiye'nin dış politikasında ABD'ye bağımlılığın artması.
- Askerî yardımın beraberinde getirdiği kısıtlamalar, 1964 Johnson Mektubu ve 1975 ambargosunda belirgin hâle geldi.