Yemen'de Husilerin Alıkoyduğu BM Çalışanı Gözaltında Öldü; Guterres ve Volker Türk Bağımsız Soruşturma İstedi
Yemen'de İran destekli Husilerin Haziran 2024'ten bu yana alıkoyduğu BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) çalışanı Muhammed İbrahim eş-Şami'nin gözaltında hayatını kaybettiği ortaya çıktı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk bağımsız soruşturma çağrısı yaptı. Husilerden henüz açıklama gelmedi.

BM İnsan Hakları Ofisi'nin Yemenli çalışanı Muhammed eş-Şami, Husilerin elinde hayatını kaybetti. BM, ölümün nedenini açıklamaya ve tutulan diğer personelin serbest bırakılmasına çağırdı.
Yemen'de Husilerin kontrolündeki bölgede yaklaşık iki buçuk yıldır tutulan bir Birleşmiş Milletler (BM) çalışanının gözaltında hayatını kaybettiği ortaya çıktı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin (OHCHR) Yemenli personeli Muhammed İbrahim eş-Şami'nin ölümü, önce 31 Ekim Cumartesi günü Yemen hükümeti tarafından duyuruldu, ardından BM tarafından teyit edildi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, ölümün koşullarının bağımsız bir soruşturmayla aydınlatılmasını istedi.
Ne oldu?
Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Yemen'in uluslararası alanda tanınan hükümetinin İnsan Hakları Bakanı Meşdel Muhammed Ömer, eş-Şami'nin cezaevinde öldüğünü sosyal medya hesabından açıkladı. Bakan, ailenin iki yıl boyunca eş-Şami'yi ziyaret etmesine ve onunla iletişim kurmasına izin verilmediğini, cenazenin de henüz aileye teslim edilmediğini söyledi.
Kısa süre sonra BM'den resmî açıklama geldi. Volker Türk, Cumartesi akşamı yayımladığı yazılı açıklamada eş-Şami'nin 6 Haziran 2024'ten bu yana keyfî biçimde alıkonulduğunu belirtti. Türk'e göre aile, ölümden ancak bir aydan fazla zaman geçtikten sonra haberdar edildi ve ölümün nedeni ya da koşulları hakkında kendilerine herhangi bir açıklama yapılmadı. Türk, ölümü "son derece yıkıcı" olarak nitelendirdi ve ailenin "gerçeği öğrenmeyi hak ettiğini" söyledi.
Guterres de Pazar günü yaptığı açıklamada ölümden derin üzüntü ve dehşet duyduğunu, BM'nin acilen yanıt aradığını ifade etti. Genel Sekreter, bunun Husilerin elinde hayatını kaybeden ikinci BM çalışanı olduğunu hatırlattı. İlk ölüm, Şubat 2025'te Dünya Gıda Programı'nda (WFP) çalışan bir Yemenli personelin gözaltında hayatını kaybetmesiydi.
BM ne istiyor?
Volker Türk'ün açıklamasında Husilerden somut talepler sıralandı:
- Ölümle ilgili acil, bağımsız ve kapsamlı bir soruşturma yapılması,
- Eş-Şami'ye ait tüm tıbbi kayıtların ve gözaltı kayıtlarının paylaşılması, delillerin korunması,
- Açıklanacak ölüm nedeninin bağımsız biçimde incelenmesi ve sorumluların hesap vermesi,
- Hâlâ tutulan kişilerin güvenliğinin sağlanması, sağlık hizmeti verilmesi, aileleriyle görüştürülmesi ve BM'nin onlara düzenli erişiminin sağlanması.
Türk, eş-Şami ile birlikte gözaltına alınan yedi OHCHR çalışanının hâlâ serbest bırakılmadığını, bunların yanı sıra başka BM personeli ile insani yardım ve sivil toplum çalışanlarının da tutulduğunu vurguladı. Guterres de tüm tutuklu personelin "derhal ve koşulsuz" serbest bırakılması çağrısını yineledi.
Al Jazeera'nın aktardığına göre Husiler, Haziran 2024'te başlayan gözaltı dalgasından bu yana BM ve sivil toplum kuruluşlarından toplam 72 kişiyi alıkoydu. Türk, bu gözaltıların BM'nin Husi kontrolündeki bölgelerde çalışma kapasitesini ciddi biçimde kısıtladığını ve personelin güvenliği konusunda derin kaygı yarattığını belirtti.
Arka plan: Gözaltılar ve yeniden alevlenen savaş
Husiler, Haziran 2024'te BM ajansları ve yardım kuruluşlarında çalışan çok sayıda Yemenliyi gözaltına almış, bu kişileri "Amerikan-İsrail casusluk ağının" parçası olmakla suçlamıştı. BM bu iddiaları defalarca reddetti ve personelinin yalnızca insani görevlerini yerine getirdiğini savundu. Guterres, geçen yılın sonlarında bazı BM çalışanlarının yargılanmak üzere mahkemeye sevk edilmesi üzerine Husilere bu kararı geri almaları çağrısında bulunmuştu.
Olay, Yemen'deki savaşın yıllardır görülmemiş bir şiddete ulaştığı bir döneme denk geliyor. 2022'den bu yana büyük ölçüde korunan ateşkes bu yıl çöktü; Husiler batı kıyısında ilerlerken uluslararası alanda tanınan hükümet ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon hava saldırıları ve kara harekâtıyla karşılık verdi. Hükümet güçleri ekim başında Husilerin elindeki tüm bölgeleri geri almayı hedefleyen geniş çaplı bir taarruz başlattığını duyurdu. Husiler ise Suudi Arabistan'daki hedeflere yönelik füze ve İHA saldırılarını sürdürüyor. Anadolu Ajansı'nın 1 Kasım gündeminde de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Yemen savaşının kökenleri ve tarafları hakkında ayrıntılı bilgi için Yemen Savaşı Merak dosyamıza göz atabilirsiniz.
Taraflar ne diyor?
BM ve Yemen hükümeti
- BM, eş-Şami'nin keyfî olarak tutulduğunu, ölüm nedeninin açıklanmadığını ve bağımsız soruşturma gerektiğini savunuyor.
- Yemen hükümetinin İnsan Hakları Bakanı, eş-Şami'nin kaçırılmasından, alıkonulmasından ve ölümünden Husileri sorumlu tutuyor.
- Bakan Ömer ayrıca BM'nin kaçırılan personelini takip etme ve serbest bıraktırma konusunda yeterli çabayı göstermediğini öne sürerek daha kararlı adımlar istedi.
Husiler
- Husiler, eş-Şami'nin ölümüne ilişkin henüz bir açıklama yapmadı; ölüm nedeni ve koşulları hakkında bilgi paylaşılmadı.
- Husi yönetimi daha önce gözaltındaki BM ve yardım kuruluşu çalışanlarını ABD ve İsrail adına casusluk yapmakla suçlamıştı; BM bu suçlamaları kesin bir dille reddediyor.
Sırada ne var?
BM, Husilerden ölüm nedenine ilişkin tıbbi ve gözaltı kayıtlarını açıkça talep etmiş durumda; Husilerin bu talebe nasıl yanıt vereceği ve konunun Güvenlik Konseyi'ne taşınıp taşınmayacağı önümüzdeki günlerde netleşecek. Tutuklu personelin akıbeti, BM'nin Husi bölgelerindeki insani yardım operasyonlarının geleceğini de doğrudan belirleyecek. BM, daha önceki gözaltı dalgalarının ardından bazı faaliyetlerini kısıtlamak zorunda kalmıştı.
Öte yandan sahadaki çatışmaların yoğunluğu, diplomatik bir çözüm ihtimalini zayıflatıyor. İran ile ABD arasındaki gerilimin yeniden tırmanma riski ve Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, Husilerin bölgesel hesaplarını da etkiliyor. Hürmüz'deki gelişmelerin enerji piyasalarına etkisini bu haberimizde ele almıştık.