Doha'da İran-Katar Görüşmeleri Üçüncü Gününde: Savaşı Bitirecek Formül Aranıyor, Gözler ABD Seçimlerinde
ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan görüşmeler, Katar'ın arabuluculuğunda Doha'da üçüncü gününe girdi. Tahran henüz kesin bir sonuç olmadığını söylerken Washington diplomasiyi tercih ettiğini ama askerî seçeneği masadan kaldırmadığını vurguluyor. ABD'deki 3 Kasım ara seçimleri, sürecin en kritik eşiği olarak görülüyor.

İranlı müzakereciler Katarlı arabulucularla üç gündür Doha'da. Trump seçimden önce saldırı olmayacağını söylüyor ama sonrası için kapıyı kapatmıyor.
İran ile ABD arasındaki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan diplomatik trafik, Katar'ın başkenti Doha'da üçüncü gününe girdi. Görüşmelerden haberdar bir yetkilinin Reuters'a aktardığına göre İranlı müzakereciler pazar günü de Katarlı arabulucularla masadaydı. Taraflar, şubat ayında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşı bitirecek bir anlaşma zemini arıyor. Ancak ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimlerin ardından çatışmanın yeniden tırmanabileceği endişesi, görüşmelerin üzerinde gölge gibi duruyor.
Ne oldu?
Süreç, Katarlı arabulucuların cuma günü Tahran'a gitmesiyle hızlandı. Reuters'ın haberine göre Katar ve İran heyetleri Tahran'da 12 saati aşan bir görüşme yaptı; bu temasın Washington ile eş güdüm içinde yürütüldüğü belirtildi. Cumartesi günü müzakereler Doha'ya taşındı ve pazar günü üçüncü gününe ulaştı.
İhlas Haber Ajansı'nın İran resmî ajansı IRNA'ya dayandırdığı habere göre İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, istişarelerin sürdüğünü ancak henüz kesin bir sonuca varılmadığını söyledi. Arakçi, sürecin karşı tarafın İran'ın sorularına vereceği yanıtlara bağlı olduğunu, bu ziyarette ABD tarafıyla müzakere planı bulunmadığını da vurguladı. Bakanın, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticarete güvenli biçimde yeniden açılmasına yönelik çabalar hakkında İran Meclisi'nin Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu'na bilgi verdiği aktarıldı.
Anadolu Ajansı ise cumartesi günü Katar merkezli Al-Araby Al-Jadeed gazetesinin bir iddiasını aktarmıştı. Gazete, kaynaklara dayandırdığı haberinde dolaylı ABD-İran müzakerelerinde önemli ilerleme kaydedildiğini, İran'ın nükleer programı, Hürmüz'de seyrüsefer serbestliği ve İran'a sağlanacak mali teşvikler konusunda ilk adımlarda uzlaşıldığını öne sürdü. Gazeteye göre olası bir anlaşmada Çin ve Rusya garantör olabilir. Bu iddialar taraflarca resmî olarak doğrulanmış değil.
Masada iki ayrı "yedi günlük plan"
Müzakerelerin merkezinde iki farklı yol haritası bulunuyor. Reuters'ın aktardığına göre Katarlı arabulucular yaklaşık bir hafta önce Tahran'a yedi günlük bir plan götürdü. Bu plana göre ABD ve İran, kapsamlı barış görüşmelerine geçmeden önce her gün karşılıklı güven artırıcı adımlar atacaktı. Ancak üst düzey bir İranlı yetkili cuma günü Reuters'a Tahran'ın bu planı yeterli bulmadığını söyledi.
İran ise eylül ayından bu yana kendi yedi günlük planını savunuyor. Bu öneri; ABD'nin İran limanlarına uyguladığı ablukayı kaldırmasını, dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılmasını ve Hürmüz Boğazı'ndan İran'ın desteklediği bir geçiş güzergâhının onaylanmasını öngörüyor; bunların ardından boğaz yeniden açılacak. ABD Başkanı Donald Trump bu planı daha önce reddetmişti. Arakçi, Al Jazeera'ye yaptığı açıklamada boğazın yeniden açılması için masadaki tek önerinin İran'ın planı olduğunu savundu. İran tarafı ayrıca Katarlı arabulucularla, Hürmüz'e ilişkin önerinin uygulanma süresini iki güne indirme konusunda uzlaşıldığını açıkladı.
Taraflar ne diyor?
Washington'ın tutumu
- Trump, seçimlerden önce İran'a yeni bir saldırı düzenlenmeyeceğini ve görüşmelerin verimli geçtiğini söyledi; seçim sonrası için askerî seçeneği dışlamadı.
- Atlanta'da G20 dışişleri bakanlarını ağırlayan Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Katar görüşmeleri için takvim vermekten kaçındı; İran'la doğrudan ve dolaylı temasların sürdüğünü belirterek "Görüşmeler aslında hiç durmadı" dedi.
- Rubio, Trump'ın diplomatik çözümü tercih ettiğini ancak gerektiğinde ABD'nin askerî olarak da harekete geçebileceğini vurguladı.
- Başkan Yardımcısı JD Vance'in İranlı güvenlik yetkilisi Muhsin Rızai'ye mektup yazdığı ABD basınında yer aldı; Trump, mektuba yalnızca İran'a daha fazla tıbbi malzeme girişini görüşmek için onay verdiğini söyledi.
Tahran'ın tutumu
- Dinî lider Ayetullah Mücteba Hamaney, cumartesi günü Telegram hesabından yaptığı açıklamada silahlı kuvvetlere olası her saldırıya karşılık vermeye hazır olma talimatı verdi; her tehdide "anında, etkili ve coğrafi olarak sınırsız" yanıt verilmesi gerektiğini söyledi.
- Arakçi, İran'ın aynı anda hem savunmaya hem diplomasiye hazır olduğunu, ABD'ye daha önce sunulan yedi şartın arkasında durduklarını ve Washington'dan karşılık beklediklerini ifade etti.
- Rızai, çatışmalar yeniden başlarsa İran'ın nükleer silahlara ilişkin uzun süreli yasağını kaldırmayı tartıştığını, ancak bu konuda karar alınmadığını söyledi.
Reuters'ın aktardığına göre Hamaney'in açıklamasında üst düzey komutanların Körfez kıyısında, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi çevresinde ve ülkenin kuzeybatı ile güneydoğu sınırlarında yüksek hazırlık bildirdiği belirtildi. Babasının savaşın başında öldürülmesinin ardından göreve gelen Mücteba Hamaney, o tarihten bu yana kamuoyu önüne çıkmadı.
Neden önemli?
Yaklaşık sekiz aydır süren savaş, küresel petrol arzını sarsan ve Orta Doğu'nun geniş bir bölümüne yayılan bir krize dönüştü. Hürmüz Boğazı hâlâ olağan trafiğe kapalı; sitemizde daha önce ele aldığımız mayın iddiası ve tanker gerginliği, boğazdaki her gelişmenin piyasaları ne kadar hızlı etkilediğini göstermişti. İran'ın nükleer silah yasağını yeniden tartışmaya açtığına dair sözler ise İran'ın nükleer programı dosyasını yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşıyor.
Zamanlama da kritik. Trump'ın seçim öncesi için verdiği "saldırı yok" taahhüdü, 3 Kasım'dan sonra Washington'ın elinin serbestleşeceği yorumlarına yol açıyor. ABD ara seçimlerinin sonucu, Kongre'deki dengeler üzerinden Beyaz Saray'ın dış politika manevra alanını da etkileyebilir.
Sırada ne var?
Doha görüşmelerinin ne kadar süreceğine dair resmî bir takvim açıklanmadı. Önümüzdeki günlerde izlenecek başlıca başlıklar şunlar: Katar ile İran'ın iki plan arasında ortak bir formül bulup bulamayacağı, ABD'li bir heyetin sürece doğrudan katılıp katılmayacağı ve Trump'ın seçimlerin ardından diplomasiyi mi yoksa askerî seçeneği mi öne çıkaracağı. Hürmüz'ün kademeli olarak açılmasına yönelik herhangi bir uzlaşı, enerji piyasaları için en somut işaret olacak. Fidan'ın G20 toplantısında Hürmüz'e ilişkin verdiği mesajlar için Atlanta haberimize bakılabilir.