Bugün HakkımızdaKünyeİletişim
Ana Sayfa › Türkiye Dış Politikası › Haber
Türkiye Dış Politikası

G20 Atlanta'da Ortak Bildiri Çıkmadı; Fidan'dan Rusya ve Ukrayna'ya Çağrı: "Bu Savaş Artık Taşınamaz"

ABD'nin ev sahipliğinde Atlanta'da toplanan G20 dışişleri bakanları, iki günlük görüşmeleri Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere kilit başlıklarda uzlaşı sağlayamadan tamamladı; ortak bildiri yerine yalnızca bir başkanlık açıklaması yayımlandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise toplantının ardından Rusya ve Ukrayna'yı büyük fedakârlıkla anlaşmaya çağırdı, Hürmüz Boğazı'nı kapatan ABD-İran ihtilafının da bir an önce sona ermesi gerektiğini söyledi.

✍ Küresel Gündem Haber Masası📅 ⏱ 5 dk okuma
Küresel Gündem haber kapağı: G20 Atlanta'dan bildiri çıkmadı, Fidan'dan barış çağrısı
Küresel Gündem haber kapağı: G20 Atlanta'dan bildiri çıkmadı, Fidan'dan barış çağrısı. Temsilî görsel
Kısaca

Ukrayna, İran ve gümrük vergileri yüzünden uzlaşı sağlanamayan G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı yalnızca başkanlık açıklamasıyla kapandı. Bakan Fidan, Rubio başta olmak üzere çok sayıda mevkidaşıyla görüştü.

Dünyanın en büyük ekonomilerini bir araya getiren G20'nin dışişleri bakanları, ABD'nin Atlanta kentinde 30-31 Ekim'de yaptıkları toplantıyı ortak bir bildiri yayımlayamadan bitirdi. Associated Press (AP) ajansının aktardığına göre en belirgin ayrılık Rusya-Ukrayna savaşı konusunda yaşandı; İran'la süren gerilim, ABD'nin gümrük vergileri ve Güney Çin Denizi'ndeki anlaşmazlıklar da ortak bir metin çıkmasını engelledi. Toplantıya Türkiye adına katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio başta olmak üzere çok sayıda mevkidaşıyla görüştü ve toplantının ardından savaşların diplomasiyle sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

Ne oldu?

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın duyurusuna göre toplantının gündeminde seyrüsefer serbestisine yönelik tehditler, enerji ve gıda güvenliği ile küresel tedarik zincirleri vardı. Washington, bu yılki G20 dönem başkanlığında grubu "ekonomik büyüme ve ekonomik güvenlik" odağına geri döndürmek istediğini açıklamıştı.

İki günlük oturumların sonunda katılımcılar ortak bir sonuç bildirgesi üzerinde anlaşamadı. Ev sahibi Rubio, toplantı kapandıktan sonra bir "başkanlık açıklaması" yayımladı. AP'ye göre bu metinde herhangi bir anlaşmaya yer verilmedi; yalnızca enerji, gıda güvenliği ve seyrüsefer serbestisi gibi ortak öncelikler sıralandı. Güney Kore'nin Seoul Economic Daily gazetesi de açıklamada gıda ve tarım ticaretinin ekonomik ya da siyasi baskı aracı olarak kullanılmaması gerektiğinin vurgulandığını yazdı.

Toplantının en dikkat çeken ayrıntılarından biri, geleneksel aile fotoğrafının iptal edilmesi oldu. İki kaynağa göre Avrupalı diplomatlar Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un katılımına itiraz ederek fotoğrafa girmeyeceklerini ya da çekim sırasında salonu terk edeceklerini bildirdi; bunun üzerine fotoğraf çekimi yapılmadı.

Rubio kapanış basın toplantısında grubun "herkesin kabul edeceği çözümlere" yaklaştığını söylemenin zor olduğunu kabul etti. Ukrayna konusunda ise AP'nin aktardığı şu sözleri dikkat çekti: "Ukrayna'da müzakere yoluyla barışın mümkün olup olmadığını bilmiyorum."

Hangi konularda ayrılık vardı?

Basına yansıyan bilgilere göre masadaki başlıca anlaşmazlıklar şunlardı:

  • Rusya-Ukrayna savaşı: Diplomatlar Rusya'nın Ukrayna konusunda geri adım atmadığını aktardı. Lavrov, Moskova'nın Ukrayna'nın Rusya'nın güvenlik çıkarlarına askerî tehdit oluşturmasını kabul etmeyeceğini söyledi.
  • Güney Afrika'nın dışarıda bırakılması: Trump yönetimi, G20 üyesi Güney Afrika'yı diğer katılımcıların itirazına rağmen toplantıya davet etmedi.
  • Polonya'nın konumu: Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski toplantıya ilk kez konuk olarak katıldı. AP'nin diplomatlara dayandırdığı habere göre Rusya, Polonya'nın G20'ye üyeliğine karşı çıktı. Sikorski, savaş sürerken ve taraflar aynı masada otururken ortak bir metin çıkmamasının şaşırtıcı olmadığını söyledi.
  • İran ve gümrük vergileri: Diplomatlar, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın, ABD'nin gümrük vergilerinin ve Güney Çin Denizi'ndeki gerilimin akaryakıt fiyatlarını ve ticaretteki belirsizliği artırdığını dile getirdi.

AP ayrıca, ABD'li yetkililerin Orta Doğu ülkelerine 3 Kasım'daki ABD seçimlerinin ardından İran'a yönelik saldırıların yeniden başlayabileceği ve İran'ın misilleme yapabileceği yönünde hazırlıklı olmalarını söylediğini, kaynak göstermeden aktardı. Bu bilgi Washington tarafından resmî olarak doğrulanmadı.

Fidan'ın Atlanta temasları

Anadolu Ajansı'nın Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı habere göre Fidan, 30 Ekim'de Rubio ile bir araya geldi. Görüşmede Türkiye-ABD ilişkilerindeki ikili konuların yanı sıra ABD-İran müzakere süreci, Gazze'deki durum, Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer bölgesel meseleler ele alındı. AP de Rubio'nun toplantı sırasında Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Fidan ile ayrı ayrı görüştüğünü yazdı ve Türkiye'yi bölgedeki "kilit arabulucu" ülkelerden biri olarak niteledi.

Fidan, Japonya Dışişleri Bakanı Toşimitsu Motegi ile de görüştü. Demirören Haber Ajansı'nın aktardığına göre görüşmede ticaret ve yatırım ilişkilerinin yeni alanlara taşınması, karşılıklı yatırımların artırılması, Türk ve Japon şirketlerinin üçüncü ülkelerde iş birliği ve önümüzdeki dönemde planlanan ziyaretler konuşuldu. Anadolu Ajansı'na göre Fidan toplantı süresince Rusya, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Meksika ve Almanya'nın bakanlarıyla da temas kurdu.

Fidan ne dedi?

Fidan, toplantının ardından Anadolu Ajansı ve TRT'ye yaptığı açıklamada Ukrayna'daki savaşın süresine dikkat çekti: "Bu savaş başlayalı yaklaşık 5 yıl olmuş. Artık bu savaş taşınamaz." Bakan, Rusya ve Ukrayna'nın "büyük bir fedakârlıkta bulunarak" anlaşmaya varmak zorunda olduğunu, bunun için tarafların pozisyonlarını net biçimde ortaya koymasının önemli olduğunu söyledi. Fidan'a göre barışın ardından Avrupa ile Rusya arasındaki ilişkinin de yapıcı bir zeminde yeniden tanımlanması gerekiyor.

Karadeniz'deki tahıl ve enerji sevkiyatının aksamasına da değinen Fidan, bu durumun bir an önce sona ermesi gerektiğini ve tahılın uluslararası piyasalara ulaşması için yoğun temas yürüttüklerini belirtti.

Körfez'e ilişkin olarak ise Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına yol açan ABD-İran ihtilafının "bir an önce ortadan kalkması" gerektiğini söyledi. Fidan, boğazın kapanmasıyla küresel ekonomideki olumsuz etkinin "çarpan etkisiyle" büyüdüğünü, masadaki ülkelerin hemen hepsinin yeni bir çatışma istemediğini ve diplomasiye şans verilmesinden yana olduğunu ifade etti.

Taraflar ne diyor?

Rusya'nın masada olmasını savunanlar

  • Rubio, Lavrov'u davet etme kararını, krizin çözümü için iki tarafla da konuşmak gerektiği gerekçesiyle savundu.
  • Rusya, Ukrayna'nın güvenliği için askerî tehdit oluşturmasını kabul etmeyeceğini yineledi.
  • Türkiye, iki tarafla da diyalog kanallarını açık tutarak arabuluculuk rolünü sürdürmek istediğini vurguluyor.

Rusya'nın davetine itiraz edenler

  • Avrupalı diplomatlar, Ukrayna'ya yönelik ağır saldırılar sürerken Lavrov'un davet edilmesine karşı çıktı ve aile fotoğrafını boykot etmekle tehdit etti.
  • Bazı G20 üyeleri, AP'ye göre ABD'nin Moskova'ya yönelik yeni yaptırımlardan feragat etmesini de eleştirdi.
  • Polonya, savaş sürerken ortak tutum oluşturmanın gerçekçi olmadığını savundu.

Sırada ne var?

Dışişleri bakanları toplantısı, 14-15 Aralık'ta Miami'de, ABD Başkanı Donald Trump'a ait Doral tesislerinde yapılacak G20 Liderler Zirvesi'nin hazırlığı niteliğindeydi. Diplomatlara göre katılımcılar, tüm ayrılıklara rağmen zirvenin başarılı geçmesi için çalışma konusunda uzlaştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in zirveye katılıp katılmayacağı ise henüz belli değil.

Ukrayna cephesinde gözler, Kasım ortasında Abu Dabi'de yapılması beklenen dördüncü tur barış görüşmelerine çevrilmiş durumda. Körfez'de ise Hürmüz Boğazı'ndaki kapanma ve 3 Kasım'daki ABD ara seçimlerinin ardından Washington'ın İran politikasında nasıl bir yol izleyeceği belirleyici olacak.

🇹🇷 Türkiye'yi nasıl etkiler?Atlanta toplantısı, büyük güçler arasındaki derin ayrılıkları bir kez daha ortaya koyarken Türkiye'nin hem Washington hem de Moskova ile aynı masada konuşabilen az sayıdaki ülkeden biri olduğunu gösterdi; Fidan'ın Rubio ve Rusya tarafıyla ayrı ayrı temas kurması bunun somut bir örneği. Hürmüz'ün kapalı kalması ve Karadeniz'deki sevkiyat sorunları, enerji ve tahıl ithalatçısı olan Türkiye için doğrudan maliyet anlamına geliyor; bu yüzden Ankara'nın diplomasi çağrısı ekonomik çıkarlarla da örtüşüyor. Japonya ile üçüncü ülkelerde ortak iş birliği gündemi ise ticareti çeşitlendirme açısından fırsat sunabilir. Öte yandan G20'de ortak tutum çıkmaması, Aralık'taki liderler zirvesinden de somut sonuç beklentisini sınırlıyor. Türkiye'nin BM Genel Sekreterliği adaylığı ile birlikte düşünüldüğünde, Ankara'nın çok taraflı platformlarda arabulucu profilini öne çıkarma çabasının süreceği görülüyor; ancak bu rolün sonuç üretmesi, büyük ölçüde tarafların masaya gelme isteğine bağlı.
Bu haberi paylaşın