Bugün HakkımızdaKünyeİletişim
Ana Sayfa › Savaşlar & Çatışmalar › Haber
Savaşlar & Çatışmalar

Rusya-Ukrayna Savaşında Son Durum: Avrupa Neden Destekliyor, ABD Ne İstiyor, Türkiye Nerede Duruyor?

Dördüncü yılını dolduran savaşta diplomasi yeniden hareketlendi. ABD'nin arabuluculuğuyla taraflar Kasım'da Abu Dabi'de masaya oturmaya hazırlanırken, Avrupa Ukrayna'ya desteğini sürdürmenin yollarını arıyor. Türkiye ise iki tarafla da konuşabilen nadir ülkelerden biri olarak dengesini koruyor.

✍ Küresel Gündem Haber Masası📅 ⏱ 10 dk okuma
Kiev şehir manzarası önünde bir binadan sarkan Ukrayna bayrağı
Kiev şehir manzarası önünde bir binadan sarkan Ukrayna bayrağı. Temsilî görsel
Kısaca

Abu Dabi'de yeni görüşmeler kapıda. Avrupa'nın desteği, ABD'nin arabuluculuğu ve Türkiye'nin dengesi.

Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'ya karşı başlattığı tam ölçekli savaş, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'daki en büyük silahlı çatışma olmaya devam ediyor. Dördüncü yılını dolduran savaşta cephe hattında büyük değişiklikler yaşanmasa da çatışmalar özellikle doğu ve güney Ukrayna'da sürüyor. Savaş, giderek insansız hava araçlarının ve enerji altyapısına yönelik saldırıların belirlediği bir yıpratma savaşına dönüştü.

Ekim 2026 itibarıyla ise diplomaside yeni bir hareketlilik var. Bu haberde savaşın geldiği noktayı, Avrupa'nın ve ABD'nin tutumunu, Batı'nın Rusya'ya yönelik stratejilerini ve Türkiye'nin bu denklemdeki yerini ele alıyoruz.

Savaşta son durum ne?

  • Cephe: Rus ordusu, Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde yavaş da olsa ilerleme kaydetmeye çalışıyor. Ukrayna ise savunma hatlarını korumaya ve zaman zaman karşı hamlelerle mevzi kazanmaya odaklanıyor.
  • Yerel ateşkes: Beyaz Saray'ın duyurusuna göre Herson bölgesindeki Oleşki şehrinde, insani yardımın ulaştırılması ve sivillerin güvenli bir koridordan tahliyesi için 29 Ekim'de geçici ve yerel bir ateşkes başladı. Bu, savaşın genelini kapsayan bir ateşkes değil.
  • Esir takası: Ekim ayında taraflar arasında her iki taraftan 270'er askerin değiş tokuş edildiği bir esir takası gerçekleşti.
  • Karadeniz: Ticari gemilere yönelik saldırılar Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliğini tehdit etmeye devam ediyor. Bu saldırılardan Türk gemileri ve vatandaşları da etkilendi.

ABD'nin arabuluculuğu: Ne istiyor, ne oluyor?

Seçim kampanyası sırasında savaşı çok kısa sürede bitireceğini vaat eden ABD Başkanı Donald Trump, göreve gelmesinin ardından Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuk girişimlerini yoğunlaştırdı. ABD'nin özel temsilcisi Steve Witkoff, bu süreçte iki tarafla da defalarca görüştü.

2026'nın başında ABD arabuluculuğunda yapılan üçlü görüşmeler, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın ardından durma noktasına geldi. Ekim ayında ise süreç yeniden canlandı:

  • Ekim Witkoff, Oslo'da Zelenskiy ile, ardından St. Petersburg'da yaklaşık üç saat süren bir görüşmede Putin ile bir araya geldi.
  • Ekim Kremlin, Putin'in ABD arabuluculuğunda ABD-Rusya-Ukrayna arasında üçlü görüşmelere yeniden başlanmasını kabul ettiğini açıkladı.
  • Kasım Teknik düzeydeki üçlü görüşmelerin Kasım ayının ilk yarısında Abu Dabi'de başlaması bekleniyor. Ana gündem, savaş sonrasında iki ülkenin güvenliğinin nasıl sağlanacağı.

Trump, Ukrayna'nın bir anlaşmaya varması gerektiğini, aksi hâlde çok kötü sonuçlarla karşılaşacağını söyledi. ABD ile Rusya arasında akaryakıt ihracatına ilişkin bir anlaşma yapılması da Kiev'de rahatsızlık yarattı. Bu gelişmeler, Washington'un önceliğinin savaşı hızla sona erdirmek olduğunu ve bunun için Ukrayna'ya da baskı yapmaktan çekinmediğini gösteriyor.

Masadaki düğümler

Rusya'nın şartları

  • Donetsk bölgesinin tamamının Rusya'nın kontrolüne bırakılması.
  • Ukrayna'nın NATO'ya üye olmaması.
  • Geçici bir ateşkes değil, siyasi ve güvenlik meselelerini kapsayan kapsamlı bir barış anlaşması.

Ukrayna'nın şartları

  • Toprak tavizi verilmemesi.
  • Gelecekteki olası saldırılara karşı güvenilir ve bağlayıcı güvenlik garantileri.
  • Önce ateşkes, ardından kalıcı barış için müzakere.

Kremlin, Putin ile Zelenskiy arasında bir liderler zirvesinin ancak teknik heyetler somut ilerleme kaydettikten sonra anlamlı olacağını belirtiyor. Rusya'nın temel taleplerinde şu ana kadar bir esneme işareti olmaması, hızlı bir anlaşmanın zor olduğunu gösteriyor.

Avrupa Ukrayna'yı neden destekliyor?

Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğu, savaşın başından bu yana Ukrayna'ya mali, askeri ve insani destek veriyor. Bu desteğin arkasında birkaç temel neden var:

  1. Güvenlik kaygısı: Özellikle Polonya ve Baltık ülkeleri gibi Rusya'ya komşu devletler, Rusya'nın Ukrayna'da başarılı olması hâlinde sıranın kendilerine gelebileceğinden endişe ediyor. Avrupa'da savaş, kıtanın kendi güvenliği meselesi olarak görülüyor.
  2. Sınırların zorla değiştirilmemesi ilkesi: Avrupa, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan ve sınırların kuvvet kullanılarak değiştirilemeyeceği ilkesine dayanan düzenin korunmasını hayati görüyor.
  3. ABD'ye ilişkin belirsizlik: Washington'un Avrupa güvenliğine bağlılığı konusundaki soru işaretleri, Avrupa'yı kendi savunmasına ve Ukrayna'ya daha fazla yatırım yapmaya yöneltiyor.
  4. Enerji ve ekonomi: Savaş, Avrupa'nın Rus enerjisine bağımlılığının ne kadar riskli olduğunu gösterdi. AB, bu bağımlılığı azaltmayı stratejik bir hedef hâline getirdi.

Bu desteğin en somut örneği, AB liderlerinin Aralık 2025'te onayladığı 90 milyar euroluk kredi. Bu paranın Ukrayna'nın 2026 ve 2027'deki mali ve askeri ihtiyaçlarının yaklaşık üçte ikisini karşılaması planlanıyordu. Ancak Ukrayna, 2027 için en az 70 milyar euroluk ek kaynağa ihtiyaç duyduğunu açıkladı ve AB bu parayı nereden bulacağını tartışıyor.

Avrupa'nın kendi içinde de görüş ayrılıkları var. Macaristan ve Slovakya Ukrayna'ya yönelik ortak finansman mekanizmalarına katılmıyor. Avrupa'da tutulan yaklaşık 210 milyar euroluk dondurulmuş Rus merkez bankası varlığının Ukrayna için kullanılması ise başta bu varlıkların büyük bölümünü elinde tutan Belçika olmak üzere bazı ülkelerin itirazları nedeniyle henüz hayata geçirilemedi.

Batı Rusya'yı nasıl zayıflatmaya çalışıyor?

ABD ve Avrupa, savaşın başından bu yana Rusya'nın savaşı sürdürme kapasitesini azaltmak için çok yönlü bir strateji izliyor:

AraçNe yapıldı?
Ekonomik yaptırımlarAB ve ABD, Rus bankalarını, enerji şirketlerini, savunma sanayisini ve çok sayıda kişiyi hedef alan yaptırım paketleri uyguladı. AB yaptırımları düzenli olarak uzatılıyor.
Finansal izolasyonBazı Rus bankaları uluslararası ödeme sistemi SWIFT'ten çıkarıldı, Rus merkez bankasının yurt dışındaki varlıkları donduruldu.
Enerji gelirlerini kısmaRus petrolüne fiyat tavanı getirildi; AB, Rus enerjisine bağımlılığını hızla azalttı.
Askeri destekUkrayna'ya hava savunma sistemleri, topçu, mühimmat, zırhlı araçlar ve insansız hava araçları sağlandı.
NATO'nun genişlemesiSavaşın ardından Finlandiya (2023) ve İsveç (2024) NATO'ya katıldı; ittifakın Rusya ile ortak sınırı uzadı.

Ancak bu stratejinin sınırları da ortaya çıktı. Rusya ekonomisini savaş koşullarına uyarladı, enerji ihracatını Asya'ya yöneltti ve Çin ile ekonomik bağlarını güçlendirdi. Bu nedenle yaptırımlar Rusya'yı zorlasa da savaşı sona erdirecek kadar etkili olamadı. ABD'nin son dönemde Rusya ile ekonomik işbirliği seçeneklerini de masada tutması, Batı'nın ortak stratejisinde çatlaklar olduğunu gösteriyor.

Türkiye hangi tarafta?

Türkiye, bu savaşta ne Rusya'nın ne de Batı'nın tam olarak saflarında yer alan, kendine özgü bir "dengeli politika" izliyor. Türkiye'nin tutumunu birkaç başlıkta özetlemek mümkün:

Ukrayna'ya yakın duran adımlar

  • Rusya'nın askeri harekâtını en başından kabul edilemez bularak reddetti.
  • Ukrayna'nın Kırım dâhil toprak bütünlüğünü desteklediğini her fırsatta vurguluyor.
  • Ukrayna, Türk yapımı Bayraktar TB2 insansız hava araçlarını savaşta kullandı.
  • Kırım Tatarlarının haklarını uluslararası platformlarda savunuyor.

Rusya ile bağları koruyan adımlar

  • Batı'nın Rusya'ya uyguladığı yaptırımlara katılmadı.
  • Rusya ile enerji, ticaret ve turizm ilişkilerini sürdürüyor.
  • Akkuyu Nükleer Santrali gibi ortak projeler devam ediyor.
  • Moskova ile diplomatik iletişim kanallarını açık tutuyor.

Montrö ve Boğazlar

Türkiye savaşın başında, 1936 tarihli Montrö Sözleşmesi'nin kendisine tanıdığı yetkiyi kullanarak Boğazları savaşan tarafların savaş gemilerine kapattı. Bu karar hem Karadeniz'de savaşın tırmanmasını önlemeye hem de bölgenin dışındaki ülkelerin donanmalarının Karadeniz'e girmesini sınırlamaya yönelikti. Türkiye bu tutumuyla Karadeniz'in bir büyük güç rekabet alanına dönüşmesini engellemeye çalışıyor.

Arabulucu Türkiye

Türkiye, iki tarafla da konuşabilmesi sayesinde savaş boyunca önemli diplomatik adımlara ev sahipliği yaptı:

  • 2022 Mart ayında Rus ve Ukrayna heyetleri İstanbul'da bir araya geldi. Temmuz'da BM ile birlikte Türkiye'nin öncülüğünde, Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden dünyaya ulaşmasını sağlayan Karadeniz Tahıl Girişimi imzalandı.
  • 2022-2025 Türkiye, iki ülke arasındaki birçok esir takasında aracılık yaptı.
  • 2025 Rusya ile Ukrayna, savaşın başından bu yana ilk kez doğrudan müzakerelerini İstanbul'da yeniden başlattı.
  • 2026 Türkiye, Karadeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıların durdurulması için iki tarafa da öneriler iletti.

Türkiye'nin söylemleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eylül 2026'da Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile yaptığı görüşmede Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu, bu saldırıların durdurulması için adım atılması gerektiğini ve tarafların sorumlu davranması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, Türkiye'nin kalıcı bir barış için elinden gelen her şeyi yapmaya hazır olduğunu ve doğrudan müzakerelerin yeniden canlandırılması için çalışmaya devam edeceğini söyledi. Ekim sonunda da barış çabalarını yeniden başlatmak için Türkiye'nin desteğini teklif etti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise savaşın kara cephesinde fiilî bir kilitlenme yaşandığını, insansız hava araçlarıyla süren bir yıpratma savaşına dönüştüğünü ve maliyetlerinin artık sürdürülemez hâle geldiğini ifade ediyor. Fidan'a göre Avrupa ülkeleri asker göndermese de savaşın ağır mali ve askeri yükünü taşıyor. Türkiye'nin temel mesajı değişmiyor: Bu savaşın galibi olmayacak; çözüm masada bulunmalı.

🇹🇷 Türkiye'yi nasıl etkiler?Karadeniz, Türkiye'nin kuzey sınırı ve en önemli ticaret yollarından biri. Savaş; Türk gemilerinin ve denizcilerinin güvenliğini, tahıl ve enerji fiyatlarını, turizmi ve Türkiye'nin hem Rusya hem de Ukrayna ile olan ekonomik ilişkilerini doğrudan etkiliyor. Türkiye'nin dengeli politikası, ülkeyi önemli bir arabulucu konumuna getirirken Batı ile ilişkilerde zaman zaman eleştirilere de neden oluyor. Savaş sonrası dönemde Karadeniz'in güvenliği, mayın temizliği ve Ukrayna'nın yeniden inşası gibi başlıklarda Türkiye'nin kilit bir rol üstlenmesi bekleniyor.

Bundan sonra ne olacak?

  • Abu Dabi görüşmeleri: Kasım'da başlaması beklenen teknik düzeydeki üçlü görüşmelerin ilerleme sağlayıp sağlamayacağı, liderler düzeyinde bir zirvenin önünü açıp açmayacağını belirleyecek.
  • Avrupa'nın finansmanı: AB'nin Ukrayna'nın 2027 ihtiyaçları için ek kaynak bulup bulamayacağı ve dondurulmuş Rus varlıkları tartışmasının seyri yakından izlenecek.
  • Karadeniz güvenliği: Türkiye'nin ticari gemilere yönelik saldırıların durdurulması için yaptığı önerilere tarafların vereceği cevap önem taşıyor.
  • Türkiye'nin rolü: Görüşmelerin ilerlemesi hâlinde İstanbul'un yeniden bir müzakere merkezi olup olmayacağı merak konusu.

Küresel Gündem olarak savaştaki ve barış sürecindeki gelişmeleri takip etmeye ve bu haberi güncellemeye devam edeceğiz.

Bu haberi paylaşın