Bugün HakkımızdaKünyeİletişim
Ana Sayfa › Savaşlar & Çatışmalar › Haber
Savaşlar & Çatışmalar

8 Ayı Geride Bırakan İran Savaşı: Hürmüz'den Mutfağınıza Uzanan Küresel Deprem

28 Şubat sabahı başlayan hava saldırıları, daha ilk gün İran'ın dinî liderinin ölümüyle sonuçlandı. Sekiz ay sonra ne savaş tam olarak bitti ne de barış geldi. Dünya petrolünün beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı hâlâ fiilen kapalı ve bu savaşın faturası Asya'dan Avrupa'ya, Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarına kadar herkese kesiliyor.

✍ Küresel Gündem Haber Masası📅 ⏱ 11 dk okuma
Kayalık sahiller arasındaki dar boğazdan geçen bir petrol tankeri
Kayalık sahiller arasındaki dar boğazdan geçen bir petrol tankeri. Temsilî görsel
Kısaca

Hamaney'in ölümü, kapanan Hürmüz ve 100 doları aşan petrol. Savaş dünyayı nasıl değiştirdi?

Dünyanın büyük bölümü 28 Şubat 2026'ya, Orta Doğu'dan gelen son dakika haberleriyle uyandı. ABD ve İsrail, İran'ın nükleer tesislerine, füze üslerine ve askeri komuta merkezlerine eş zamanlı ve kapsamlı hava saldırıları başlattı. Saldırıların ilk gününde, 1989'dan bu yana İran'ı yöneten dinî lider Ali Hamaney, Tahran'daki konutuna düzenlenen bir saldırıda hayatını kaybetti.

O günden bu yana sekiz ay geçti. Arada kısa süreli bir ateşkes, başarısız müzakereler, denizde süren bir yıpratma savaşı ve dünya ekonomisini sarsan bir enerji krizi yaşandı. Peki bu savaş nasıl başladı, bugün hangi noktada ve neden İran'dan binlerce kilometre uzaktaki insanların hayatını bile etkiliyor?

İlk gün: Bir rejimin tepesine yapılan saldırı

Savaşın ilk gününde hedef alınan yalnızca nükleer tesisler değildi. İran'ın Savunma Konseyi toplantısına yapılan bir saldırıda Devrim Muhafızları komutanı, Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı dâhil pek çok üst düzey isim öldürüldü. Natanz ve Fordo gibi nükleer tesisler, yer altındaki hedefleri vurmak için tasarlanan sığınak delici bombalarla vuruldu.

İran'ın en tepedeki makamı uzun süre boş kalmadı. Uzmanlar Meclisi, 7 Mart'ta Ali Hamaney'in oğlu Müctaba Hamaney'i yeni dinî lider olarak seçti. Saldırılar ilerleyen haftalarda da sürdü ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani ile İstihbarat Bakanı dâhil başka üst düzey yöneticiler de hayatını kaybetti.

Savaşın kronolojisi

  • 28 Şub ABD ve İsrail, İran'a kapsamlı hava saldırıları başlattı. Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey komutan öldürüldü.
  • 4 Mar İran, Hürmüz Boğazı'nı sivil gemi trafiğine kapattı.
  • 7 Mar Müctaba Hamaney yeni dinî lider seçildi.
  • Mart İran, Körfez'deki ABD üslerini ve bölge ülkelerini balistik füzelerle hedef aldı. Katar'daki dev doğal gaz tesisi Ras Laffan vuruldu.
  • 28 Mar Yemen'deki Husiler resmen savaşa katıldı; Kızıldeniz'deki gemi trafiği de tehdit altına girdi.
  • 7-8 Nis Pakistan'ın arabuluculuğunda iki haftalık geçici ateşkes ilan edildi. Ateşkes, Hürmüz'ün yeniden açılması şartına bağlandı.
  • Temmuz Ateşkes ve diplomatik çabalar çöktü; çatışmalar ağırlıklı olarak denizde, yıpratma savaşı olarak yeniden başladı.
  • 20 Ağu ABD, İran'a yönelik kapsamlı yeni bir ekonomik yaptırım paketi açıkladı.
  • Ekim Hürmüz ve Aden Körfezi'nde gemilere yönelik saldırılar yoğunlaştı. Katar, savaşı sona erdirmek için İran'a yeni bir anlaşma taslağı sundu.

Dünyanın şah damarı: Hürmüz Boğazı

Bu savaşı bölgesel bir çatışmadan küresel bir krize dönüştüren şey, haritada küçük bir noktada saklı: Hürmüz Boğazı. İran ile Umman arasındaki bu dar su yolu, savaştan önce dünya ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği yerdi. Günde yaklaşık 125 büyük ticaret gemisi buradan geçiyordu.

İran'ın 4 Mart'ta Boğaz'ı kapatmasının ardından Kuveyt, Irak, Suudi Arabistan ve BAE'nin petrol üretimi kısa sürede günde 10 milyon varilin üzerinde düştü. Katar tüm LNG ihracatı için mücbir sebep ilan etti. Dünya, 1970'lerdeki petrol krizlerinden bu yana yaşanan en büyük enerji şoklarından biriyle karşı karşıya kaldı.

Bugün Boğaz'da durum ilginç bir paradoks barındırıyor: İran, Boğaz'dan geçen trafiğin "önemsiz" düzeyde olduğunu ve kontrolün kendisinde olduğunu söylüyor. ABD Başkanı Trump ise Boğaz'ı Washington'un kontrol ettiğini ve gemileri koruduğunu iddia ediyor. ABD de İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sürdürüyor. Ekim ayının başından bu yana Hürmüz'de veya Aden Körfezi'nde neredeyse her gün bir gemiye saldırı bildiriliyor.

Körfez petrolü nasıl akmaya devam ediyor?

İlk şokun ardından Körfez ülkeleri yaratıcı çözümler buldu. Suudi Arabistan, petrolünü Doğu-Batı boru hattıyla Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu limanına taşıdı. Tankerler arasında açık denizde aktarma yaygınlaştı. Enerji veri şirketlerinin tahminlerine göre Eylül ayında İran hariç Körfez petrol akışı savaş öncesi seviyenin yüzde 80'inin üzerine çıktı ve ihracatın yaklaşık yüzde 40'ı artık Boğaz'ı hiç kullanmadan yapılıyor. Ancak bu boru hattı da zaman zaman insansız hava aracı saldırılarıyla geçici olarak kapanıyor.

Küresel etkiler: Bu savaşın faturası kime kesildi?

1. Petrol: 72 dolardan 118 dolara

Brent petrolün varil fiyatı, savaştan önceki gün yaklaşık 72 dolar seviyesindeydi. Hürmüz'ün kapanmasıyla fiyat bir ay içinde yüzde 55'ten fazla arttı ve 31 Mart'ta 118 doları aştı. Nisan'daki ateşkesin ardından fiyatlar savaş öncesi seviyelere kadar geriledi, ancak çatışmaların yeniden başlamasıyla tekrar yükseldi. Ekim ayında Hürmüz'deki saldırıların artmasıyla Brent yeniden 100 doların üzerine çıktı. G7 ülkeleri, fiyatları dengelemek için stratejik rezervlerinden 100 milyon varile kadar petrol piyasaya sürme kararı aldı.

2. Avrupa: Gaz faturası ve resesyon korkusu

Avrupa'da doğal gaz fiyatları Mart ortasına kadar neredeyse iki katına çıktı. Kimya ve çelik üreticileri ürünlerine yüzde 30'a varan ek ücretler getirdi. Avrupa Merkez Bankası planladığı faiz indirimlerini erteledi ve "stagflasyon", yani durgunluk ile enflasyonun bir arada görülmesi riskine karşı uyardı. Almanya ve İtalya'nın yıl sonuna kadar teknik resesyona girebileceği konuşulmaya başlandı.

3. Asya: Akaryakıt kuyrukları ve olağanüstü hal

Krizden en çok etkilenen bölge Asya oldu, çünkü Körfez petrol ve gazının büyük bölümü Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore'ye gidiyordu. Asya'da LNG fiyatları yüzde 140'tan fazla arttı. Vietnam'da akaryakıt istasyonlarında kuyruklar oluştu, Filipinler enerji alanında olağanüstü hal ilan etti, Pakistan ve Bangladeş yakıt tasarrufu ve karne uygulamalarına geçti. Savaşın ilk günlerinde Güney Kore borsası bir günde yüzde 12'ye varan düşüş yaşadı.

4. Hiç aklınıza gelmeyecek bir etki: Helyum

Savaşın en az bilinen etkilerinden biri, balonlardan çok MR cihazları ve çip üretimi için hayati önem taşıyan helyum gazında yaşandı. Katar, dünya helyum üretiminin yaklaşık üçte birini karşılıyor. Ras Laffan tesisinin vurulması ve ihracatın durması, helyum fiyatlarını iki ila üç katına çıkardı. Uzmanlara göre tesisin tamamen onarılması yıllar sürebilir.

5. Körfez'de gıda krizi

Gıdasının büyük bölümünü ithal eden Körfez ülkelerinde, deniz yollarının aksaması nedeniyle bazı ürünlerde tüketici fiyatları kısa sürede çok yüksek oranlarda arttı. İran'da ise zaten yüksek olan enflasyon, savaş ve yaptırımlarla birlikte halkın günlük hayatını çok daha zor hâle getirdi.

6. Diğer savaşlara da sıçradı

İran savaşı, dünyadaki diğer krizleri de doğrudan etkiledi. ABD arabuluculuğunda yürütülen Rusya-Ukrayna barış görüşmeleri, bu savaşın başlamasıyla aylarca durma noktasına geldi. ABD'nin hava savunma füzesi stoklarının bu savaşta hızla tükenmesi, Pasifik'teki dengeler açısından da tartışma konusu oldu.

Savaşın insani bilançosu

Ağustos ayı sonu itibarıyla İran'da hayatını kaybeden asker ve sivil sayısının 3.500'ü aştığı bildiriliyor. ABD ordusu ise yaklaşık 20 askerini ve 40'tan fazla uçak ile insansız hava aracını kaybettiğini doğruladı. Savaşın ilk günlerinde İran'ın güneyinde bir okulun vurulması ve çok sayıda kız öğrencinin hayatını kaybetmesi, uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekti. İran'dan gelen kayıp rakamlarının bağımsız olarak doğrulanması ise oldukça zor.

Nükleer program açısından da büyük bir soru işareti var. Savaştan önce İran'ın elinde bulunduğu bilinen yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun akıbetinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından takip edilemediği belirtiliyor. İranlı yetkililer zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmayacağını söylüyor; meclisteki bazı sert çizgili milletvekilleri ise Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'ndan çekilmeyi gündeme getiriyor.

Bugün durum ne: "Ne savaş ne barış"

Ekim 2026 itibarıyla savaş, iki tarafın da "ne savaş ne barış" olarak tanımladığı bir aşamada. Basına yansıyan değerlendirmelere göre ABD, Eylül başından bu yana İran topraklarına yönelik doğrudan hava saldırısı yapmıyor; ancak İran limanlarına yönelik ablukayı ve ağır ekonomik yaptırımları sürdürüyor. Denizdeki saldırılar ise devam ediyor.

İran'ın tutumu

  • Savaşın derhâl ve kesin olarak sona ermesi.
  • Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması.
  • Nükleer programın müzakere konusu yapılmaması.
  • Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün korunması.

ABD ve bölge ülkelerinin tutumu

  • Trump, İran ile müzakere yapmadıklarını söylüyor.
  • Hürmüz'ün gemi trafiğine tamamen ve güvenli şekilde açılması.
  • Körfez ülkelerine yönelik tehditlerin sona ermesi.
  • İran'ın nükleer kapasitesinin kalıcı olarak sınırlandırılması.

Arabuluculuk çabaları ise sürüyor. Pakistan ve Katar'ın öncülüğündeki girişimlerde son olarak Katar, Ekim ayının son haftasında İran'a savaşı sona erdirmeye yönelik yeni bir anlaşma taslağı sundu. Tahran'ın taslağı değerlendirdiği, ancak tarafların şartları arasındaki büyük farkın arabuluculuğun önünde ciddi bir engel olduğu belirtiliyor. Katar ise İran'ı iyi niyet göstermeye, Körfez ülkelerini tehdit etmeyi bırakmaya ve Hürmüz'ü yeniden açmaya çağırdı.

Gözler şimdi Kasım ayına çevrilmiş durumda. ABD'de yapılacak ara seçimlerin, Washington'un İran politikasını nasıl etkileyeceği merak konusu. Bazı çevreler seçimlerden sonra yeni ve daha sert bir askeri aşamanın gündeme gelebileceğini öne sürerken, ABD kamuoyunda artan akaryakıt fiyatları ve savaşın maliyeti nedeniyle savaşa desteğin azaldığı da biliniyor.

Türkiye bu savaşın neresinde?

İran'la 500 kilometreden uzun ortak sınırı bulunan Türkiye, savaşın başından bu yana çatışmanın büyümeden durdurulması gerektiğini savunuyor ve ateşkesin sağlanmasını öncelik olarak görüyor. Türkiye, Nisan'daki ateşkes sürecinde Pakistan'ın yanında Mısır ve Suudi Arabistan ile birlikte diplomatik çabalara katkı sunan ülkeler arasında yer aldı.

Öte yandan savaş, Türkiye'nin güvenliğini de doğrudan ilgilendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mart ayında İran'ın Türk hava sahasını ikinci kez ihlal ettiğini açıklayarak Tahran'ı "yanlışta ısrar etmemesi" konusunda sert şekilde uyardı. Türkiye bu süreçte:

  • İran sınırında yaklaşık 60 bin personelle güvenlik önlemlerini artırdı ve 24 saat hava gözetimi yaptı.
  • KKTC'ye altı F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri konuşlandırdı.
  • Gelişmeleri NATO ve müttefiklerle koordineli şekilde takip etti.
  • Enerji fiyat artışlarının tüketiciye yansımasını sınırlamak için akaryakıtta eşel mobil sistemini geçici olarak yeniden devreye aldı.
🇹🇷 Türkiye'yi nasıl etkiler?Enerjisinin büyük bölümünü ithal eden Türkiye için petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her artış; cari açık, enflasyon ve akaryakıt fiyatları üzerinden doğrudan ekonomiye yansıyor. İran ile uzun bir kara sınırı paylaşan Türkiye açısından olası bir göç dalgası da ciddi bir risk olarak takip ediliyor. Savaş aynı zamanda Türkiye'yi enerji koridoru olarak daha önemli hâle getiriyor: Hürmüz'e bağımlılığın riskleri ortaya çıktıkça, Körfez'den Avrupa'ya Türkiye üzerinden uzanabilecek alternatif enerji ve ticaret yollarının önemi de artıyor.

Sonuç: Küçük bir boğaz, büyük bir dünya

İran savaşı, 21. yüzyılda dünyanın ne kadar birbirine bağlı olduğunu çarpıcı şekilde gösterdi. Tahran'a düşen bombalar, Manila'daki akaryakıt kuyruklarına, Frankfurt'taki faiz kararlarına, Seul borsasına ve Türkiye'deki pompa fiyatlarına kadar uzandı. Hürmüz Boğazı'nın kaderi belirsizliğini korudukça, bu savaşın etkileri de İran'ın sınırlarının çok ötesinde hissedilmeye devam edecek.

Küresel Gündem olarak İran savaşındaki gelişmeleri ve arabuluculuk çabalarını takip etmeye ve bu haberi güncellemeye devam edeceğiz.

Bu haberi paylaşın