Erdoğan ve Fidan: Dış Politikada Değişen Roller, 2026 Öngörüleri ve Suriye'de 'Tek Devlet, Tek Ordu' Hedefi
Türk dış politikasında son üç yılın en belirgin değişimlerinden biri, 13 yıl Milli İstihbarat Teşkilatı'nı yöneten Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanı olmasıyla yaşandı. Erdoğan liderler düzeyinde masaya otururken, Fidan sahadaki dosyaları yönetiyor. Bu iş bölümünün en somut sonucu ise Suriye'de görülüyor: SDG feshedildi, Ankara 'tek devlet, tek ordu' hedefinin arkasında.

İstihbarat şefinden diplomasinin başına: Fidan'la değişen dış politika ve Suriye'de kurulmaya çalışılan merkezi yapı.
Bir ülkenin dış politikası yalnızca kararlarla değil, o kararları uygulayan kişilerle de şekillenir. Türkiye'de son üç yılda bu açıdan önemli bir değişim yaşandı: Haziran 2023'te Dışişleri Bakanlığı'na getirilen Hakan Fidan, uzun yıllar boyunca Türkiye'nin istihbarat teşkilatını yönetmiş bir isim olarak diplomasiye farklı bir üslup taşıdı. Bu haberde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Fidan arasındaki rol dağılımını, Fidan'ın 2026 için yaptığı öngörüleri ve bu yaklaşımın Suriye'deki somut yansımalarını ele alıyoruz.
İstihbarat şefinden diplomasinin başına
Hakan Fidan, 2010-2023 yılları arasında Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı olarak görev yaptı. Bu dönemde Suriye, Irak, Libya ve Kafkasya gibi pek çok kritik dosyada sahada aktif rol oynadı; birçok ülkenin istihbarat ve güvenlik yöneticileriyle doğrudan ilişkiler kurdu. Dış basında zaman zaman "Erdoğan'ın en güvendiği isim" ya da "kara kutusu" olarak tanımlandı.
Fidan'ın Dışişleri'ne geçişiyle birlikte Türk diplomasisinde şu değişiklikler dikkat çekti:
- Güvenlik ve diplomasinin iç içe geçmesi: İstihbarat, askeri ve diplomatik araçlar tek bir strateji içinde daha uyumlu kullanılmaya başlandı.
- Sessiz diplomasi: Kamuoyuna yansımayan görüşmeler ve arka kanal temasları arttı.
- Normalleşme odaklı çizgi: Körfez ülkeleri, Mısır ve Yunanistan ile ilişkilerde 2021'de başlayan normalleşme süreci sürdürüldü.
Erdoğan ve Fidan: Nasıl bir iş bölümü?
| Alan | Erdoğan | Fidan |
|---|---|---|
| Rol | Stratejik yönü belirleyen ve son kararı veren lider | Stratejiyi sahada uygulayan, dosyaları yöneten bakan |
| Muhataplar | Trump, Putin, Şara gibi devlet ve hükümet başkanları | Dışişleri bakanları, istihbarat şefleri, özel temsilciler |
| Üslup | Kamuoyuna dönük, güçlü mesajlar | Temkinli, ayrıntıcı, kapalı kapılar ardında müzakere |
| Örnek | NATO Ankara Zirvesi'nde Trump ile görüşmeler | İran-ABD görüşmeleri için İstanbul formülü, Şam ziyaretleri |
Bu iş bölümü, Türkiye'nin aynı anda hem sert hem esnek görünebilmesini sağlıyor. Erdoğan'ın kamuoyuna dönük çıkışları kararlılık mesajı verirken, Fidan'ın sahadaki temasları pazarlık alanını açık tutuyor.
Fidan'ın 2026 öngörüleri: Önem sırasıyla üç kriz
Fidan, Ocak 2026'daki değerlendirme toplantısında Türkiye'nin önündeki en büyük üç dış politika krizini önem sırasıyla şöyle sıraladı:
- Suriye: Türkiye'nin güvenliği, iç siyaseti ve "Terörsüz Türkiye" süreciyle doğrudan bağlantılı en kritik dosya.
- Gazze: Fidan'ın daha geniş anlamda İsrail ile yaşanan gerilim olarak ele aldığı başlık.
- Rusya-Ukrayna: Fidan'ın fiilen bir Rusya-Avrupa savaşı olarak gördüğü ve Türkiye'nin iki tarafla da konuşmayı sürdürmek istediği dosya.
Dikkat çekici olan, o tarihte İran'ın bu listede yer almamasıydı. Ancak bir ay sonra, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan savaş, bölgenin gündemini kökten değiştirdi. Fidan, savaş öncesinde İran Dışişleri Bakanı Arakçi'yi İstanbul'da ağırlamış, tartışmalı başlıkların bir kısmının ABD ile İran, bir kısmının ise bölge ülkeleri arasında ele alınmasını öneren bir formül geliştirmişti. Savaşın başlamasıyla bu çaba sonuçsuz kaldı.
Suriye'de "tek devlet, tek ordu"
Fidan'ın birinci sıraya koyduğu Suriye dosyasında 2026, beklenmedik bir yıl oldu. Esad rejiminin Aralık 2024'te çökmesinin ardından kurulan yeni Suriye yönetimi, ülkeyi tek bir merkezi devlet çatısı altında toplamaya çalışıyor. Türkiye bu hedefin en güçlü destekçilerinden biri.
- 10 Mar 2025 SDG'nin yeni Suriye ordusuna entegrasyonunu öngören mutabakat imzalandı, ancak uygulama uzun süre yavaş ilerledi.
- Ocak 2026 Suriye ordusu, SDG'ye yönelik geniş çaplı bir harekât başlattı.
- Ağustos 2026 SDG'nin askeri güçlerinin Savunma Bakanlığı'na katılması ve enerji kaynaklarının Şam'ın kontrolüne geçmesini öngören yeni bir anlaşma yapıldı.
- 25 Ağu 2026 SDG komutanı Mazlum Abdi, Şam'da örgütün bağımsız bir askeri güç olarak feshedildiğini açıkladı. ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, gelişmeyi "Tek ordu, tek hükümet ve tek devlet" sözleriyle karşıladı.
- 13 Eyl 2026 Fidan, Şam'da yaptığı açıklamada Suriye'deki tüm silahlı unsurların merkezi devlet çatısı altında birleşmesinin ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğü için şart olduğunu söyledi.
Fidan, Şam'daki açıklamasında sürecin Kürt vatandaşların eşit vatandaşlık ve güvenlik içinde yaşaması anlamına gelmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca Dürzilerin yoğun yaşadığı Süveyda için hazırlanan yol haritasının uygulanmasının bir sonraki adım olduğunu belirtti. Ankara'nın ekonomik hedefi de büyük: İki ülke arasındaki ticaretin 10 milyar dolara çıkarılması, demiryolu, karayolu ve boru hattı bağlantılarının kurulması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da yakın zamanda Suriye'yi ziyaret etmesi bekleniyor.
En büyük engel: İsrail faktörü
Fidan'a göre Suriye'deki istikrarın önündeki en büyük engellerden biri İsrail. Esad'ın düşüşünden sonra Suriye'nin güneyinde tampon bölgeye giren İsrail, Ağustos 2026'da Suriye'nin kuzeyindeki Ebu Zuhur hava üssünü vurdu. İsrail bu saldırıyı Türkiye'nin üsse güç konuşlandırmaya hazırlandığı istihbaratına dayandırdı; Türkiye ve Suriye bu iddiayı reddetti. Fidan, güney Suriye'deki güvenlik düzenlemeleri için 1974 ayrılma anlaşmasının tek gerçekçi zemin olduğunu savunuyor. Bu konunun ABD boyutunu Trump yönetiminin Suriye politikası haberimizde ayrıntılı olarak ele aldık.
Yaklaşımı başarılı bulanlar
- On yıllık "Fırat'ın doğusu" sorunu, büyük bir çatışma olmadan Şam'ın kontrolüne geçti.
- ABD ile Suriye konusunda uzun süre sonra aynı çizgiye gelindi.
- Türkiye, yeni Suriye'nin yeniden inşasında kilit ortak konumunda.
Soru işaretleri
- Merkezi yapının Kürtler, Dürziler ve Aleviler gibi toplulukların güvenini kazanıp kazanamayacağı belirsiz.
- İsrail ile Suriye toprakları üzerinden yaşanan gerilim, doğrudan çatışma riski taşıyor.
- Suriye'nin yeniden inşası için gereken dev finansman henüz bulunamadı.
Sonuç
Erdoğan-Fidan ikilisi, Türk dış politikasında liderlik düzeyindeki iradeyle sahadaki uygulamanın bir arada yürüdüğü bir dönemi temsil ediyor. Suriye'de SDG'nin feshi bu modelin en somut sonucu olarak görülse de, "tek devlet, tek ordu" hedefinin kalıcı olup olmayacağını önümüzdeki yıllar gösterecek. Arka plan için Türkiye'nin Suriye harekâtları ve Rusya sonrası Suriye haberlerimize göz atabilirsiniz.