Libya'nın İki Yakası Türkiye ile Anlaşmada Buluştu: Kim Ne Kazanır, Mısır Neden Karşı?
Libya Temsilciler Meclisi, 2019'da Türkiye ile imzalanan ve yıllardır reddettiği deniz yetki alanları mutabakatını oybirliğiyle onayladı. Böylece birbirine rakip iki Libya yönetimi ilk kez aynı belgede buluştu. Yunanistan, Mısır ve AB ise anlaşmayı geçersiz saydı.

Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile 2019'da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onayladı. Anlaşma Türkiye'ye ne kazandırır, Mısır, Yunanistan ve AB neden karşı çıkıyor?
Libya'nın doğusunda faaliyet gösteren Temsilciler Meclisi, 20 Ekim 2026'da Bingazi'de yaptığı oturumda Türkiye ile Libya arasında Kasım 2019'da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtırasını oybirliğiyle onayladı. Meclis aynı oturumda, 2020'de aldığı ve mutabakatı Libya'nın egemenliğine aykırı sayarak reddettiği kararını da yine oybirliğiyle iptal etti.
Bu karar, Doğu Akdeniz'deki dengeler açısından önemli bir dönüm noktası. Çünkü 2019'da mutabakatı Türkiye ile imzalayan Trablus yönetimi ile yıllarca bu anlaşmaya karşı çıkan doğudaki Hafter cephesi, ilk kez aynı belge üzerinde uzlaşmış oldu.
Libya'da iki yönetim var: Kim kimdir?
Libya, 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesinin ardından derin bir iç çatışmaya sürüklendi. Bugün ülkede birbirine rakip iki merkez bulunuyor:
Batı: Trablus yönetimi
- Başbakan Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Ulusal Birlik Hükümeti.
- BM'nin tanıdığı yönetim.
- 2019'da, o dönemki adıyla Ulusal Mutabakat Hükümeti olarak mutabakatı Türkiye ile imzaladı.
- Türkiye, 2020'de Trablus'a yönelik saldırılara karşı bu yönetime askeri destek verdi.
Doğu: Bingazi-Tobruk cephesi
- Halife Hafter komutasındaki Libya Ulusal Ordusu ve ona yakın Temsilciler Meclisi.
- Ülkenin doğusunu ve petrol sahalarının önemli bölümünü kontrol ediyor.
- Geçmişte Mısır, BAE ve Rusya'dan destek aldı.
- 2019 mutabakatını uzun süre reddetti.
2020'de Trablus kapılarına dayanan Hafter güçlerinin geri püskürtülmesinde Türkiye'nin askeri desteği belirleyici olmuştu. O dönem Türkiye ile doğu Libya arasındaki ilişkiler son derece gergindi. Ancak son yıllarda Ankara, Hafter cephesiyle de diyalog kanallarını açtı; ziyaretler, ekonomik projeler ve güvenlik görüşmeleri art arda geldi. Temsilciler Meclisi'nin kararı, bu yakınlaşmanın en somut sonucu olarak değerlendiriliyor.
Türkiye bu arada Libya'daki iki yönetimi birleştirmeye yönelik görüşmelere de ev sahipliği yaptı. Ekim ayında yapılan ve ağırlıklı olarak iki tarafın askeri yapılarının birleştirilmesine odaklanan bu görüşmelerden henüz bir sonuç çıkmadı. Siyasi birleşmenin daha sonraki bir aşamada ele alınması bekleniyor.
Mutabakat ne diyor?
27 Kasım 2019'da imzalanan mutabakat, Türkiye ile Libya'nın Akdeniz'deki kıta sahanlıklarının ve münhasır ekonomik bölgelerinin birbirine komşu olduğunu kabul ediyor ve iki ülkenin deniz alanları arasındaki sınırı belirliyor. Bu sınır, Girit adasının güneydoğusunda yer alıyor.
Anlaşmanın en önemli sonucu şu: Yunanistan ile Kıbrıs Rum yönetiminin deniz alanlarını Girit ve Rodos üzerinden birleştirmeyi öngören tezleri, Türkiye-Libya hattıyla kesilmiş oluyor. Türkiye'ye göre bu, ülkenin Antalya Körfezi'ne hapsedilmesini öngören haritalara karşı verilmiş en güçlü hukuki cevap. Bu tezlerin arka planını Mavi Vatan nedir? ve Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları kavgası başlıklı yazılarımızda ayrıntılı olarak anlattık.
Anlaşma Türkiye'ye ne kazandırıyor?
- Hukuki zemin güçlendi: Mutabakata yöneltilen eleştirilerden biri, Libya'nın tamamını temsil etmeyen bir yönetimle imzalandığı ve ülkenin meclisince onaylanmadığıydı. Şimdi Libya'nın hem batısı hem de doğusu anlaşmanın arkasında duruyor. Bu, Türkiye'nin elini uluslararası platformlarda önemli ölçüde güçlendiriyor.
- Mavi Vatan tezine destek: Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de adalara sınırlı etki tanınması gerektiği yönündeki tezi, bir komşu ülkenin parlamento kararıyla da desteklenmiş oldu.
- Enerji arama imkânı: Türkiye Petrolleri ile Libya Ulusal Petrol Kurumu arasında daha önce Libya açıklarındaki dört deniz sahası için arama işbirliği yapılmıştı. Anlaşmanın her iki yakada da kabul görmesi, bu tür projelerin önündeki siyasi belirsizliği azaltıyor.
- Libya'da kalıcı nüfuz: Türkiye, Libya'daki iki rakip yönetimle de çalışabilen nadir ülkelerden biri hâline geldi. Bu durum altyapı, inşaat, enerji ve savunma alanında Türk şirketlerine yeni fırsatlar sunuyor.
- Mısır'a açık kapı: Türkiye, Libya'nın ardından Mısır ile de benzer bir anlaşmaya hazır olduğunu açıkladı (aşağıda ayrıntıları var).
Hangi ülkeler tepki gösterdi?
| Taraf | Tepki |
|---|---|
| Yunanistan | Dışişleri Bakanlığı, mutabakatın hiçbir hukuki sonuç doğurmadığını, Türkiye ile Libya'nın karşılıklı kıyıları bulunmadığını ve anlaşmanın uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu açıkladı. Egemenlik haklarını korumak için gerekli gördüğü her adımı atacağını bildirdi. Dışişleri Bakanı Yerapetritis, Mısırlı mevkidaşıyla acil bir telefon görüşmesi yaptı. |
| Mısır | Mutabakatı "kesinlikle hükümsüz ve geçersiz" saydı. Doğu Libya meclisinin onayının Mısır açısından hiçbir hukuki sonucu olmadığını, anlaşmanın Mısır'ın münhasır ekonomik bölgesi ve kıta sahanlığındaki haklarını ihlal ettiğini açıkladı. |
| Avrupa Birliği | AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, kararı üzüntüyle karşıladıklarını, mutabakatın üçüncü ülkelerin haklarını ihlal ettiğini ve geçersiz olduğunu belirterek Yunanistan ve Kıbrıs ile dayanışma mesajı verdi. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da itirazlarını Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a iletti. |
| İsrail | Mutabakata itiraz ettiği bildirildi. |
Yunanistan ve Mısır dışişleri bakanları ayrıca 22 Ekim'de, iki ülke arasında 2020'de imzalanan kısmi deniz yetki anlaşmasının doğuya, Kıbrıs yönüne doğru genişletilmesi ihtimalini görüştü. Bu adım atılırsa Doğu Akdeniz'de yeni bir gerilim başlığı açılabilir.
Türkiye'nin cevabı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisi'nin kararını memnuniyetle karşıladı ve mutabakatın uluslararası hukuk ile hakkaniyet ilkesine dayandığını vurguladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, karar sonrasında hem Trablus'taki Başbakan Dibeybe'yi hem de Libya Ulusal Ordusu Komutan Yardımcısı Saddam Hafter'i arayarak teşekkür etti. Fidan, anlaşmanın hukuki ve siyasi açıdan meşru olduğunu, Türkiye'nin 2019'dan bu yana onu geçerli kabul ettiğini belirtti.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, dışarıdan gelen itirazların Türkiye'yi bağlamadığını söyledi. Milli Savunma Bakanlığı da anlaşmanın hukuki geçerliliğinin üçüncü tarafların tek taraflı açıklamalarıyla sorgulanamayacağını ifade etti.
Mısır neden Türkiye'yi desteklemiyor?
Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkiler son yıllarda belirgin şekilde normalleşti; büyükelçiler karşılıklı olarak atandı, liderler birbirini ziyaret etti. Buna rağmen Mısır'ın Türkiye-Libya anlaşmasına karşı çıkmasının birkaç nedeni var:
- Yunanistan ile yaptığı anlaşma: Mısır, 2020'de Yunanistan ile kısmi bir deniz yetki anlaşması imzaladı. Türkiye-Libya mutabakatını kabul etmek, kendi imzaladığı bu anlaşmanın dayanağını zayıflatmak anlamına geliyor.
- Kendi deniz alanı kaygısı: Mısır, Türkiye ile Libya arasındaki hattın ve Libya açıklarında verilen arama ruhsatlarının kendi münhasır ekonomik bölgesine taştığını savunuyor.
- Batı sınırındaki güvenlik: Libya, Mısır'ın uzun bir kara sınırını paylaştığı komşusu. Mısır uzun yıllar Hafter'i destekledi ve Libya'da başka bir bölgesel gücün etkisinin artmasını kendi güvenliği açısından hassas buluyor. Onay sonrasında Libya Temsilciler Meclisi'nin, Mısır ile diyaloğu sürdürmeye hazır olduğunu ve iki ülkenin güvenliğinin birbirine bağlı olduğunu vurgulayan bir açıklama yapması da bu hassasiyeti gösteriyor.
- Enerji ittifakları: Mısır, Doğu Akdeniz Gaz Forumu'na ev sahipliği yapıyor ve İsrail ile Kıbrıs açıklarındaki gazın sıvılaştırılıp Avrupa'ya satılmasında kilit bir rol üstlenmek istiyor. Bu ortaklıklar, Mısır'ı Yunanistan ve Kıbrıs ile aynı safta tutuyor.
- AB ile ilişkiler: Mısır, ekonomik zorluklar yaşadığı bir dönemde Avrupa Birliği'nin mali desteğine ihtiyaç duyuyor. AB'nin açıkça karşı çıktığı bir anlaşmaya destek vermek bu ilişkiyi riske atabilir.
Türkiye'den Mısır'a teklif: 15 bin kilometrekare daha fazla
Türkiye ise Mısır'ı ikna etmek için somut bir öneriyle geldi. Milli Savunma Bakanlığı, 28 Ekim'deki haftalık basın bilgilendirmesinde Türkiye'nin karşılıklı çıkarlar temelinde Mısır ile de bir deniz yetki alanları anlaşması imzalamaya hazır olduğunu açıkladı. Bakanlığa göre Mısır, Türkiye ile anlaşması hâlinde, Yunanistan ile yapabileceği bir anlaşmaya kıyasla 15 bin kilometrekareden fazla ek deniz alanı elde edecek.
Bu teklif, Doğu Akdeniz'deki dengelerin geleceği açısından kritik. Mısır'ın Türkiye ile anlaşması, Yunanistan-Mısır hattını zayıflatırken Türkiye'nin bölgedeki yalnızlaştırılma girişimlerini de büyük ölçüde boşa çıkaracak. Ancak Kahire'nin şu ana kadarki sert tutumu, böyle bir anlaşmanın kısa vadede zor olduğunu gösteriyor.
Bundan sonra ne olacak?
- Mısır'ın kararı: Türkiye'nin teklifine Kahire'nin nasıl yanıt vereceği, Doğu Akdeniz'deki en önemli soru işareti.
- Yunanistan-Mısır hattı: İki ülkenin 2020 anlaşmasını doğuya doğru genişletip genişletmeyeceği yakından takip edilecek.
- Libya'da birleşme: Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı birleşme görüşmelerinin seyri, anlaşmanın uygulanmasını doğrudan etkileyecek.
- Mavi Vatan Kanunu: Türkiye'nin deniz yetki alanlarını düzenleyecek kanun teklifinin yıl sonundan önce Meclis'e sunulması bekleniyor. Libya kararı, bu sürece ivme kazandırabilir.
Küresel Gündem olarak gelişmeleri takip etmeye ve bu haberi güncellemeye devam edeceğiz.