Bugün HakkımızdaKünyeİletişim
Ana Sayfa › Merak Edilenler › Dondurulmuş Çatışmalar
Merak Edilenler · NEDEN?

İsrail-Filistin Meselesi 1948'den Beri Neden Çözülemiyor?

Bir asrı aşan bir toprak, kimlik ve güvenlik çatışması. İsrail-Filistin meselesi, Ortadoğu'daki hemen her krizin arka planında duruyor ve Türkiye'de kamuoyunun en duyarlı olduğu dış politika konularından biri.

✍ Küresel Gündem Editörü📅 Yayın: 🔄 Güncelleme: ⏱ 11 dk okuma
Kısaca

Mesele, 20. yüzyılın başında Filistin topraklarına Yahudi göçüyle başlayan toprak ve egemenlik çatışmasına dayanıyor. 1947 BM taksim planının ardından 1948'de İsrail kuruldu; yüz binlerce Filistinli yurdundan çıkarıldı (Nekbe). 1967 Savaşı'nda İsrail Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze'yi işgal etti. 1993 Oslo Anlaşmaları iki devletli çözüm umudu yarattı, ancak sınırlar, Kudüs, mülteciler, yerleşimler ve güvenlik konularında uzlaşma sağlanamadı. Türkiye, 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletini savunuyor.

İsrail-Filistin meselesi çoğu zaman "dini bir çatışma" olarak anlatılır. Oysa çatışmanın özünde aynı toprak parçası üzerinde iki halkın egemenlik iddiası, mülteciler, güvenlik ve uluslararası hukuk sorunları var. Bu karmaşık tabloyu anlamak için yüz yıl geriye gitmek gerekiyor.

Kökler: Osmanlı'dan İngiliz mandasına

Dört yüz yıl Osmanlı yönetiminde kalan Filistin'de Müslüman, Hristiyan ve Yahudi topluluklar bir arada yaşıyordu. 19. yüzyılın sonunda Avrupa'da ortaya çıkan Siyonizm hareketi, Yahudiler için Filistin'de bir yurt kurulmasını hedefledi. Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere'nin 1917'de yayımladığı Balfour Deklarasyonu, "Filistin'de Yahudi halkı için bir ulusal yurt" kurulmasını desteklediğini ilan etti. Savaştan sonra bölge İngiliz mandasına bırakıldı; Yahudi göçü özellikle 1930'larda Avrupa'daki zulümle birlikte hızlandı ve Arap halkıyla gerginlik derinleşti.

1947 taksim planı ve 1948

BM Genel Kurulu, Kasım 1947'de Filistin'in bir Yahudi ve bir Arap devleti olarak bölünmesini, Kudüs'ün ise uluslararası statüde kalmasını öngören 181 sayılı kararı kabul etti. Yahudi liderler planı kabul ederken Arap tarafı reddetti. Türkiye de taksim planına karşı oy kullanan ülkeler arasındaydı.

14 Mayıs 1948'de İsrail'in kuruluşu ilan edildi; komşu Arap ülkeleriyle savaş başladı. Savaş sonunda İsrail, taksim planında öngörülenden çok daha fazla toprağı kontrol eder hâle geldi. Yaklaşık 700 bin Filistinli yurdundan çıkarıldı ya da kaçmak zorunda kaldı. Filistinliler bu olayı "Nekbe" (felaket) olarak anıyor. Batı Şeria Ürdün'ün, Gazze ise Mısır'ın yönetimine geçti. Türkiye, Mart 1949'da İsrail'i tanıyan ilk Müslüman çoğunluklu ülke oldu.

1967 Savaşı ve işgal

Haziran 1967'de yaşanan Altı Gün Savaşı'nda İsrail; Batı Şeria'yı, Doğu Kudüs'ü, Gazze'yi, Sina Yarımadası'nı ve Golan Tepeleri'ni ele geçirdi. BM Güvenlik Konseyi'nin 242 sayılı kararı, "son çatışmada işgal edilen topraklardan çekilme" ve "bölgedeki her devletin güvenli sınırlar içinde yaşama hakkı" ilkelerini birlikte ortaya koydu. Bu karar, sonraki tüm barış girişimlerinin temeli oldu. İsrail, 1979'da Mısır ile barış anlaşması imzalayarak Sina'yı iade etti.

Oslo umudu ve tıkanma

  • 1987 Birinci İntifada başladı. Aynı yıl Hamas kuruldu.
  • 1988 Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Filistin devletini ilan etti; Türkiye ilan edildiği gün tanıyan ilk ülkelerden biri oldu.
  • 1993 Oslo Anlaşması imzalandı; İsrail ve FKÖ birbirini tanıdı, Filistin Yönetimi kuruldu.
  • 2000 Camp David görüşmeleri başarısız oldu; İkinci İntifada başladı.
  • 2005 İsrail, Gazze'deki yerleşimleri boşalttı.
  • 2007 Hamas Gazze'nin kontrolünü ele geçirdi; İsrail ve Mısır Gazze'ye abluka uyguladı.
  • 2023 7 Ekim'de Hamas'ın İsrail'e saldırısının ardından İsrail'in Gazze'de başlattığı askeri operasyon, on binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve ağır bir insani krize yol açan bir savaşa dönüştü.

Barışın önündeki beş düğüm

KonuFilistin tarafıİsrail tarafı
Sınırlar1967 sınırları esas alınmalıGüvenlik ihtiyaçları ve yerleşim blokları dikkate alınmalı
KudüsDoğu Kudüs Filistin'in başkenti olmalıKudüs bölünmez başkent
MültecilerGeri dönüş hakkı tanınmalıGeri dönüş, İsrail'in demografik yapısını değiştirir
YerleşimlerUluslararası hukuka aykırı, boşaltılmalıBir kısmı İsrail'e katılmalı
Güvenlikİşgal sona ermeliSilahsızlandırma ve sınır kontrolü şart

Bu düğümlere iç bölünmeler de ekleniyor: Filistin'de Batı Şeria'daki Filistin Yönetimi ile Gazze'deki Hamas arasındaki ayrılık, İsrail'de ise iki devletli çözüme karşı çıkan siyasi grupların güçlenmesi, müzakere zeminini daralttı.

🇹🇷 Türkiye'yi nasıl etkiler?Filistin meselesi Türkiye'de siyasi yelpazenin neredeyse tamamında güçlü bir karşılığı olan bir konu. Türkiye, 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletini savunuyor; Gazze'ye insani yardım ulaştırılmasında en aktif ülkelerden biri. Türkiye-İsrail ilişkileri ise bu mesele nedeniyle 2010 Mavi Marmara baskınından bu yana defalarca kriz yaşadı; 2023 sonrası savaşla birlikte ticari ilişkiler de durma noktasına geldi. Ayrıntılar için Kudüs'ün statüsü yazımıza, Mavi Marmara dosyamıza ve Avrupa'daki Filistin yürüyüşleri haberimize göz atabilirsiniz.

Sonuç

İsrail-Filistin meselesi, uluslararası toplumun çözüm formülü üzerinde büyük ölçüde uzlaştığı, ama bu formülün sahada bir türlü hayata geçirilemediği bir çatışma. Yerleşimlerin genişlemesi, Gazze'deki yıkım ve tarafların iç siyasetleri iki devletli çözümü her geçen yıl zorlaştırıyor. Yine de Filistin devletini tanıyan ülkelerin sayısının artması, meselenin uluslararası gündemdeki ağırlığını koruduğunu gösteriyor.

Sık sorulan sorular

Nekbe ne demek?

Arapça 'felaket' anlamına gelir. 1948'de İsrail'in kuruluşu sırasında yaklaşık 700 bin Filistinlinin yurdundan çıkarılmasını veya kaçmak zorunda kalmasını ifade eder.

İki devletli çözüm nedir?

1967 öncesi sınırlar esas alınarak İsrail'in yanında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngören çözüm modelidir. BM kararlarının ve uluslararası toplumun büyük çoğunluğunun desteklediği formüldür.

Filistin devletini kaç ülke tanıyor?

BM üyesi ülkelerin büyük çoğunluğu, yani 140'ı aşkın ülke Filistin devletini tanıyor. Türkiye, Filistin'i 1988'de ilan edildiği gün tanıyan ilk ülkelerden biridir. 2024-2025'te İspanya, İrlanda, Norveç, İngiltere, Fransa gibi Batılı ülkeler de tanıma kararı aldı.

Yerleşimler neden sorun?

İsrail'in 1967'den bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te kurduğu yerleşimlerde yüz binlerce İsrailli yaşıyor. BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı dahil uluslararası hukuk, yerleşimleri yasa dışı kabul ediyor; yerleşimler Filistin devletinin toprak bütünlüğünü fiilen parçalıyor.

Türkiye'nin tutumu nedir?

Türkiye, 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin kurulmasını savunuyor; Gazze'ye insani yardım ulaştırılması ve sivillerin korunması için uluslararası girişimlerde yer alıyor.

Bu yazı, konuyla ilgili gelişmeler takip edilerek güncellenmektedir. Son güncelleme: 30 Ekim 2026.

Bu haberi paylaşın