Bugün HakkımızdaKünyeİletişim
Ana Sayfa › Merak Edilenler › Su, Enerji ve Ticaret
Merak Edilenler · NASIL?

Boğazlardan Geçen Tankerler: Türkiye'nin Taşıdığı Risk ve Hakları

İstanbul Boğazı, en dar yerinde 700 metre. Bu dar ve kıvrımlı su yolundan her yıl on binlerce gemi, bunların arasında milyonlarca ton ham petrol taşıyan tankerler geçiyor. Hem de 16 milyonluk bir şehrin tam ortasından. Türkiye, Montrö'nün tanıdığı serbestlik ile şehrin güvenliği arasında bir denge kurmak zorunda.

✍ Küresel Gündem Editörü📅 Yayın: 🔄 Güncelleme: ⏱ 8 dk okuma
Kısaca

Montrö Sözleşmesi, barış zamanında ticari gemilere Boğazlardan serbest geçiş hakkı tanıyor ve Türkiye'nin bu geçişleri sınırlamasına izin vermiyor. İstanbul Boğazı'ndan her yıl 35-45 bin civarında gemi geçiyor; bunların önemli bir kısmı Karadeniz'den gelen ham petrol ve petrol ürünleri taşıyan tankerler. 1979 Independenta ve 1994 Nassia kazaları gibi felaketler, Türkiye'yi 1994'ten itibaren trafik ayrım düzenleri, Gemi Trafik Hizmetleri sistemi ve büyük tankerler için özel kurallar getirmeye yöneltti. Türkiye, ayrıca sigortası olmayan tankerlerin geçişine yönelik denetimler uyguluyor ve geçiş ücretlerini güncelledi.

Kandilli'den bakıldığında, karşı kıyıdaki Bebek ile aranızda yalnızca birkaç yüz metre vardır. Tam bu dar geçitten, 250 metreyi aşan tankerler 45 derecelik dönüşler yaparak geçer. Akıntılar, sis ve yoğun yolcu trafiği düşünüldüğünde, İstanbul Boğazı dünyanın seyir açısından en zorlu su yollarından biri kabul ediliyor.

Boğaz neden bu kadar riskli?

ÖzellikDeğer veya açıklama
UzunlukYaklaşık 31 kilometre
En dar yerYaklaşık 700 metre (Rumelihisarı ile Anadoluhisarı arası)
Keskin dönüşler12 kez ana rota değişimi; bazı noktalarda 45 dereceyi aşan dönüşler
AkıntılarKaradeniz'den Marmara'ya üst akıntı, zaman zaman saatte 7 deniz milini aşan hızlar
Yerel trafikGünde binlerce şehir hattı vapuru, deniz otobüsü ve balıkçı teknesi

Kazaların öğrettikleri

  • 1960 Yunan tankeri World Harmony ile Yugoslav tankeri Peter Zoranić çarpıştı; 50 kişi hayatını kaybetti.
  • 1979 Rumen tankeri Independenta'nın Haydarpaşa açıklarındaki çarpışması: 43 ölü, haftalarca süren yangın ve İstanbul'un en büyük deniz kirliliği felaketlerinden biri.
  • 1994 Kıbrıs bayraklı tanker Nassia ile bir yük gemisinin çarpışması; 29 kişi hayatını kaybetti, Boğaz günlerce trafiğe kapandı.
  • 1999 Rus tankeri Volgoneft-248'in Florya açıklarında ikiye ayrılması; Marmara'da ciddi kirlilik.

Montrö ne diyor, Türkiye ne yapabilir?

1936 Montrö Sözleşmesi, barış zamanında ticari gemilere "her türlü yükle, gece ve gündüz" serbest geçiş hakkı tanıyor. Türkiye, geçişleri izne bağlayamaz veya yasaklayamaz. Ancak Sözleşme, Türkiye'nin seyir güvenliği ve çevrenin korunması için düzenlemeler yapmasına engel değil. Türkiye bu çerçevede şu adımları attı:

  • 1994 Tüzüğü ve trafik ayrım düzeni: Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün de onayladığı trafik ayrım şeritleri ve büyük gemiler için özel kurallar getirildi.
  • Gemi Trafik Hizmetleri (GTH): 2003'ten itibaren radar ve kameralarla tüm geçişlerin anlık takibi yapılıyor.
  • Büyük tanker kuralları: 200 metreyi aşan tankerler ve tehlikeli yük taşıyan gemiler için tek yönlü trafik, gündüz geçişi ve kılavuz kaptan önerisi gibi uygulamalar.
  • Sigorta denetimi: Türkiye, Rusya'ya yönelik yaptırımlardan sonra Boğazlardan geçen tankerlerin geçerli kirlilik sigortasına sahip olduğunu belgelemesini istedi.

Enerji trafiği ve değişen rotalar

Boğazlar, Rusya ve Kazakistan petrolünün Karadeniz limanlarından dünya pazarlarına ulaştığı ana güzergâh. Türkiye, bu yükü azaltmak için Bakü-Tiflis-Ceyhan gibi Boğaz'ı baypas eden boru hatlarını destekledi. Rusya-Ukrayna savaşı, yaptırımlar ve "gölge filo" olarak adlandırılan eski ve sigorta durumu belirsiz tankerler, Boğaz güvenliği açısından yeni riskler doğurdu.

🇹🇷 Türkiye'yi nasıl etkiler?İstanbul Boğazı'ndaki her tanker, İstanbul için potansiyel bir çevre ve can güvenliği riski taşıyor. Türkiye, Montrö'nün tanıdığı geçiş serbestisine saygı gösterirken şehrin güvenliğini koruyacak teknik önlemleri sürekli geliştirmek zorunda. Karadeniz'deki savaş ve bölgedeki deniz ticaretine yönelik saldırılar, bu dengeyi daha da hassas hâle getiriyor. İlgili yazılarımız: Montrö Sözleşmesi, Karadeniz'de Türk gemileri ve BTC boru hattı.

Sonuç

İstanbul Boğazı, Türkiye'nin coğrafi ayrıcalığı ve aynı zamanda büyük sorumluluğu. Montrö'nün dengesi, Türkiye'ye askeri geçişlerde güçlü bir söz hakkı verirken ticari geçişlerde serbestliği koruyor. Bu çerçevede İstanbul'u korumanın yolu, modern trafik yönetimi, sıkı denetim ve Boğaz'ı baypas eden alternatif enerji güzergâhlarından geçiyor.

Sık sorulan sorular

İstanbul Boğazı'ndan yılda kaç gemi geçiyor?

Yıllara göre değişmekle birlikte İstanbul Boğazı'ndan yılda 35-45 bin civarında gemi geçiyor. Bunlara şehir içi yolcu gemileri dahil değil.

Türkiye tanker geçişini durdurabilir mi?

Barış zamanında Montrö, ticari gemilere bayrak ve yük ayrımı olmaksızın serbest geçiş hakkı tanıyor. Türkiye geçişleri yasaklayamaz, ancak seyir güvenliği için trafik düzenlemeleri yapabilir, sağlık kontrolü uygulayabilir ve kılavuzluk önerebilir.

Independenta kazası nedir?

15 Kasım 1979'da Rumen tankeri Independenta, Haydarpaşa açıklarında bir Yunan gemisiyle çarpıştı ve alev aldı. 43 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 95 bin ton ham petrol yandı veya denize döküldü; yangın haftalarca sürdü.

Boğazlardan geçiş ücretli mi?

Montrö, Türkiye'nin fener, kurtarma ve sağlık hizmetleri karşılığında sınırlı ücret alabilmesine izin veriyor. Türkiye 2022'de bu ücretlerin hesaplanmasında kullanılan altın frank karşılığını güncelledi.

Kanal İstanbul tankerler için ne öngörüyordu?

Proje, tanker trafiğinin bir kısmının Boğaz'dan alternatif bir kanala yönlendirilmesini hedefliyordu. Ancak Montrö gereği gemiler kanalı kullanmaya zorlanamayacağı için projenin bu amaca ne ölçüde hizmet edeceği tartışma konusu oldu.

Bu yazı, konuyla ilgili gelişmeler takip edilerek güncellenmektedir. Son güncelleme: 30 Ekim 2026.

Bu haberi paylaşın